Zakir TERCAN / HAREKET


Dik duruş...

Dava arkadaşlığının özü dostluk ve doğruluk, dost ve doğru olmanın esası adamlık ve ahlaki duruş, sadık ve samimi gönüldür.


Siz hiç; YAĞI donmuş yemekler ile iftar açtınız mı? Açmak mecburiyetinde kaldınız mı?

Siz hiç; bir TAS sıcak çorbanın hasretini çektiniz mi?

Siz hiç; ince bir dilim PEYNİR, üç dört tane ZEYTİN ve yarım DOMATES ile sahur yemeği yiyerk oruç tutunuz mu?

Siz hiç; Aynı koğuşta kafirin sofrasındaki LÜKSÜ, Ülkücü'nün sofrasındaki SEFALETİ gördünüz mü? 

Siz hiç; Acı SOĞAN'ı dört kişi bölüştünüz mü? 

Siz hiç; kucağınızda Ülkücü'nün şehit olduğunu gördünüz mü?

Siz hiç; Cezaevlerinde ve hücrelerde ızdırap, çile çektiniz mi?

Hiçbir şey yapmadıkları, hiçbir yaraya merhem olmadıkları halde haksız eleştiri ve haddi aşan hakaretlerde bulunanlar vardır…

Bunlar sorumluluk almazlar, inisiyatif üstlenmezler, yangın varsa benzin dökerler, yoksa kibrit çakanları teşvik ve taltif ederler.

Kapalı kapılar ardında başka iken, Liderin yanında sadakat masalları anlattılar. 

Vefayı, adamlığı, sadakati aradık hep sağımızda, solumuzda… Bir vefası için çırpınanları gördük, bir de vefasızlık için çırpındıkça batanları…

Bunlar karşımıza bazen bir divan üyesi, bazen bir milletvekili, bazen bir MYK üyesi, bazen bir il başkanı, bazen bir ilçe başkanı, bazen bir belediye başkanı, bazen bir ocak başkanı,  bazen bir sendika başkanı, bazen bir danışman, bazen bir gazeteci, bazen bir televizyoncu, bazen bir sanatçı olarak çıktılar.

Mehmed Akif Ersoy'un bir gün dostlarına şöyle yakınması aklımıza geldi: "İkiyüzlüleri sever oldum, çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım."

Nedir bu çok yüzlülük? Nedir bu omurgasızlık? Nedir bu "Dengeyi kur, bekle-gör" politikaları?

Liderin etrafında MHP'yi savunma, koruma refleksi kuramıyorsan onun yanında niçin çeşitli sıfatlar taşıyorsun ki?

Bu hareket sizin mücadelesiz, ruhsuz, renksiz, dengeci halinize katlanmaya mecbur mu? 

“Gelene ağam, gidene paşam" duruşunuza katlanmak zorunda mı? Ruhun orada, bedenin burada… Kime ne faydan 

Ne olursa olsun ikiyüzlülerle, dengecilerle, omurgasızlarla, renksizlerle yol yürünmeyeceğini artık herkes anlamalı ve görmelidir. 

Bu süreçte susanları, pusanları, sinenleri, dengecileri, renksizleri göz önüne getirirseniz ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.

Davasına, partisine, liderine yapılan kahpe saldırılar karşısında Bozkurt gibi göğüs gerenler, davasını korumak için şanlı mücadele verenler, dik duruşunu hiçbir şartta bozmayanlar hepinize selam olsun.

Dava arkadaşlığının özü dostluk ve doğruluk, dost ve doğru olmanın esası adamlık ve ahlaki duruş, sadık ve samimi gönüldür.

Allah'ım bize ''İnşallah olur'' diye dua edip hayalini kurduğumuz her şeyin ''çok şükür oldu'' sevincini yaşat.