Abdullah DURKUT / KELAM


Enes Kara'yı sen öldürdün !

"Enes Kara'nın kaybettiği şey gelecek kaygısı umutları yarınları değildi sadece. Enes Kara her insanın en güvendiği limanı olan, Rab'bini yitirmişti."


Enes Kara, 20 yaşındaki gencecik bedenini, 7.kattaki dairesinden atlamak sureti ile boşluğa bıraktı. O bıraktığı bedenin boş olduğuna inanıyor, ruhunu besleyen inançlarından ayrı kalan bedeninin, onun için bir yük olduğundan bahsediyordu bizlere. "İki Üç yıldır ateistim ve İslami bir yurtta kalmak istemiyorum".  

Boşlukta kaybolan tüm bedenler gibi ruhunu besleyen hiçbir şeyi kalmamış, öyle ise ruhsuz beden ceset olmalıydı demişti. 

Giderken bize verdiği son mesajında..

Oysaki hayata dair tüm umutlarını kaybeden herkes gibiydi Enes. Ve o herkesten sadece biriydi.

Diğerleri feryatlarını duyuramadı belki ama Enes bunu başardı.

Jandarma Genel Komutanlığı'nın 2020 yılında yaptığı bir araştırmaya göre sadece jandarmanın sorumluluk bölgesinde günlük intihar vakası sayı ortalaması 9 kişi. (Tüik 2017 yılından bu yana intihar verilerini paylaşmıyor.) 

Genel olarak “Geçinemiyorum” diyen insanların başvurduğu bir yöntem gibi gözükse de içerikler incelendiğinde intihar eden kişilerin artık kimseye güven duymayan ve en nihayetinde, "Tanrı'yı sorgulayan ve inancını yitirmiş kişiler olduğu açık ve net olarak görülecektir."

Sonuç ;
"İnsan denen varlık elinden her şeyini alsanız, en zor şartlar altında bıraksanız aç susuz kalsa da yaşama umudunu sürdüren mücadele etmekten asla vazgeçmeyendir." 

Tüm umutlarını ve güvencelerini yitirdiği anda bile, mutlak surette sesini duyurabileceği, ilahi adaletine kayıtsız ve şartsız inandığı, zalimden hesap soran, hayr'ın ve şer'in ondan geldiğini bildiği, Rab'bine sığınarak nefes almaya devam eder.

Gelecek ve yarın kavgasının yaşanmadığı bir ahiret hayatının, kurucusunun ve mimarının var olduğunu bilir ve buna iman ettiği sürece de asla vazgeçmeyecekti!

Ateizm bir safsatadan ibarettir. Bu hususlarda doğru kaynaklardan doğru bilgiye ulaşmak artık teknoloji çağında çok daha kolaydır. Çocuklarımıza dinimizi öğretmek, cemaatlerin değil Müslümanım diyen her anne ve babanın öncelikli vazifesidir.

Enes Kara'nın ölümünde herkes birini suçladı, biri de diğerini. "Enes Kara'yı sen öldürdün!"

Kimi anne ve babasına, kimi kaldığı yurda buldu kabahati. Kimileri de kendi bakış açılarına göre yorumlar getirdi. Elbette hepsi de ayrı olarak uzmanlarınca değerlendirilecektir.

Fakat uzman olmaya gerek olmayan, çıplak gözle görülebilen bir gerçeği kimse hak ettiği ölçüde konuşmadı.

Neydi o gerçek?

"Enes Kara'nın kaybettiği şey gelecek kaygısı umutları yarınları değildi sadece. Enes Kara her insanın en güvendiği limanı olan, Rab'bini yitirmişti."

Sebep olan kim var ise Allah'ın gazabı onların üzerine olsun..

Çocuklarınıza din-İ İslam’ı öğretiniz. Dinini öğretirken milletini de asla unutmayınız. Doğru İslam ahlakı ve Türklük bilinci ile yetişen çocuklar bu ülkenin geleceğidir. Kim ki size bu yüzden gerici ve yobaz der ise biliniz ki asıl yobaz ve gerici o insanın ta kendisidir.

Ne diyor Cennetmekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş;

“Türklük bedenimiz İslamiyet ruhumuzdur. ruhsuz beden cesettir.”
 



YAZARLAR