Bulduk ÖZDEMİR


Niyetimiz halis hedefimiz üretim

Madem üreten bir ekonomi modeli istiyoruz ki doğrudur, o zaman biraz daha dişimizi sıkmak zorundayız.


Türk Milletinin kahır ekseriyetine sorduğumuzda herkesim tarafından üretim arzu ediliyor. Yıllarca sıcak para akışı ile şekillendirilen piyasamız ve paradan para kazanmanın öne çıktığı ülkemizde makas değiştirerek üretim modeline geçmemiz zaman alacaktır.

Yapısal sorunların veya eksik olan yasal düzenlemeler buna bağlı pratik uygulamalar bugünden yarına sonuç vermeyecektir.

Kararlı ve disiplinli şekilde alınan kararların arkasında durulması piyasada zamanla istikrarın ve güven ortamının tesisine sebep olacaktır.

Yüksek faiz ve sürekli değişken kur oranlarının hâkim olduğu bu ortamda spekülasyonları da dikkate aldığımızda zamanında gerçekleştirilmeyen bazı tedbirlerin eksikliğini de net görebiliyoruz.

Madem üreten bir ekonomi modeli istiyoruz ki doğrudur, o zaman biraz daha dişimizi sıkmak zorundayız.

Kışkırtmalar, nefret duyguları sadece küresel şirketlerin ekmeklerine bal sürmek olacaktır. İyi giden, değerli şirketlerimizin bu ortam içerisinde ucuza el değiştirmesine müsaade etmeden sabırla devletimize ve yöneticilerimize güvenmek zorundayız.

Bu çok sancılı dönem, orta ve dar gelirli vatandaşlarımıza hepimize hayatı çok zorlaştırıyor fakat başka bir çaremiz var mı?

Ne zamana kadar bu böyle gidecek? 

Bir yerde dur denilmesi gerekiyordu ve geçiş döneminin sıkıntıları da tüm acı gerçeklikleriyle ortada.

Hükümet faizi birkaç puan yükselterek döviz kurlarının aşağı inmesini sağlayabilirdi, bu hükümetin işine de gelirdi fakat o zaman üretime geçme hedefimizi yine ertelemiş, rafa koymuş olmaz mıydık?

Biz burada her şey çok iyi, güllük, gülistanlık demiyoruz. 

Elbette ay sonu ödenecek elektrik, doğal gaz faturalarının, ev kiralarının, sürekli artış gösteren gıda fiyatlarının farkındayız.

Çiftçinin ekim zamanı artan ilaç, gübre fiyatlarının geleceğimizde farklı sorunları da beraberinde getirebileceğini görüyoruz.

Emeklinin, asgari ücretle çalışan vatandaşımızın bu ağır şartlar da inim, inim inlediğini de kalplerimiz de hissediyoruz.

Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi bir yerden başlanması gereklidir.

Sürekli öteleyemeyiz. 

Seçim, erken seçim bu sorunları çözmez.

Kendi imkânlarımız ile üretmek, istihdam yaratmak ve devletimizin, vatandaşlarımızın gelirlerini sürdürülebilir bir şekilde artırmak zorundayız.

Biz vatanımızı, devletimizi ve milletimizi her şeyden çok seven bir hareketin temsilcileriyiz. 

Bizlerin niyetleri halistir. 

Kimseye mektup yazmayız, yalakalık yapmayız. 

Ödediğimiz bedellerin bir karşılığı olsun, sonunda hepimize fayda getirsin isteriz. Derdimiz üzüm yemek bağcıyı dövmek değildir.

Bu yazıyı bu dilek ve temenni üzerinden okumanızı ve değerlendirmenizi bekleriz.

Bu vatan bizim, bu ekonomi bizim ve hepimiz aynı gemideyiz.

Devletimizin ekonomik olarak yanmasına, çökmesine hele, hele diz çökmesine müsaade etmeyiz.

Onun için tek isteğimiz, arzumuz ve hedefimiz:

#MilliVeYerliÜretim