Uğurcan KÜÇÜKAĞAOĞLU / GÖNÜLDEN DİLE


Sevgi dili...

İnsanların düşüncelerini değiştirebilme ve kendi düşüncelerini aktarabilmenin en etkili ve tek yolu gönüllere girebilmek ve sevgiyle toplum hayatında yer almaktır.


“İnsanları; şiddetten çok güzel sözle yönetmenin daha iyi olduğunu hep hatırda tutmalıyız” diyor Hz. Peygamber (s.a.v) ve bu sözü ile insan ilişkilerinde iletişimin nasıl olması gerektiğini anlatıyor bize.          

İnsan, yaradılışı itibarı ile toplum halinde yaşayan bir varlıktır. Dolayısıyla etrafıyla bir arada ve uyum içinde yaşama ihtiyacında ve bir iletişim halinde olmak durumundadır.

İnsanın karakter yapısı, yetiştiği ortam, sahip olduğu kültür, aldığı eğitim, çevre ve hayat şartları gibi değişik sebepler, insan ilişkileri ve iletişimde başarı ya da başarısızlığı etkileyen unsurlardır. 

Yine insanın duygu ve düşünce dünyası, onu etrafına sunabilme, yansıtabilme kabiliyeti, insana ve sahip olduğu değerlere bakışı, sevgisi ve cesaretli davranış şekilleri de bu ilişkilerde başarıyı sağlayan unsurları oluşturur.

İyi bir iletişim ve insan ilişkileri yaşamımızı devam ettirirken bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmakta ve sosyal yaşamda toplumdaki yerimizi ve durumumuzu etkilemektedir.

İnsanların düşüncelerini değiştirebilme ve kendi düşüncelerini aktarabilmenin en etkili ve tek yolu gönüllere girebilmek ve sevgiyle toplum hayatında yer almaktır. Çünkü gönlünü kazandıklarımızın düşüncelerini etkiler ve değiştirebiliriz. Yani kişi sizi sever ve saygı duyarsa söylediğinizin de bir itibarı ve anlamı olur. 

Bunu sağlayan ise iletişimde kullanılan dildir. 

Çevreyle olan bu ilişkileri gerçekleştirirken insan olmanın en temel özelliği olan “sevgiyi” unutmamak ve ön plana çıkararak iletişimde bulunmak gerekir. Çünkü sağlam bir iletişim ve insan ilişkilerinin temeli karşı tarafa gösterilen anlayış, sevgi ve saygıyla yakından ilgilidir.

“İnsan dilinin altında gizlidir” der Mevlâna.

Yine bir Atasözü der ki “Kalpten çıkan söz kalbe, ağızdan çıkan söz kulağa gider.”

Bu sözler insan ilişkileri ve iletişimde başarılı olmanın en temel şartının yürekten olmak olduğunu gösterir. Yani söylenen sözler ve davranışlar, inanarak, riyasız ve samimiyetle olmalıdır.

Etrafımızla iyi ilişkiler kurabilmek için dinlemek önemlidir ve iyi dinleme olmadan iyi iletişim de sağlanamaz. Dinlemek sadece kulak kesilmek değildir. Dinlemek anlamayı, anlamak da problemleri çözmeyi getirir. Yüce Yaradan insanda iki kulak bir ağız yaratmıştır ve bir Atasözü “iki dinle bir konuş” der.

Zaten günümüzde yaşadığımız bütün kavgalar, anlayışsızlıklar, sevgisizlikler ve ayrılıklar, birbirini dinlememek ve iyi bir iletişim kuramamaktan değil midir? 

Mevlâna’nın ifade ettiği gibi “Ne kadar bilirsen bil, söylediklerinin değeri karşındakinin anlayacağı kadardır.” Yani çok bilmek, karşı tarafa çok şey aktarmak anlamına gelmez.

Bu sebeple, ne söylediğimiz çok önemli değil, nasıl söylediğimiz daha çok önemlidir.

İşte insan ilişkileri ve başarının temelinde bu yatar. Anlaşılabilir olmak ve gönüllerde sevgiyle yer bulmak.

Sosyal hayat içerisindeki ilişkilerimizde dilimiz yani üslubumuz; İçten, samimi, açık, coşkulu, duygu yüklü ve nezaketli olmalı ki buna “sevgi ya da gönül dili” denir. 

Bu dil, insan ilişkileri ve etrafıyla iletişimde başarı, huzur ve mutluluğu getirir.

Bugün, gerek yönetenler ve gerekse soysal hayatın birer bireyi olarak, ihtiyacımız olan bu gönül ve sevgi dilini yaşarken toplum hayatımıza uygulayabilmektir.

İşte o zaman toplumun bütün kesimleri olarak birbirimizi anlamış ve kucaklayarak insana ait en güzel duygu olan “sevgi” etrafında birbirine kenetlenmiş oluruz.



YAZARLAR