Mehmet Ali GÜNAYDIN / KÖKBÖRÜ


Türk Eğitim-Sen aşkımız...

Türk Eğitim-Sen aşkımız...


Türk Eğitim-Sen, aşkımız

Mehmet Ali GÜNAYDIN / KÖKBÖRÜ

 

Ülkücü Şehidimiz, toprağa ilk verdiğimiz kıymetli meslektaşımız, ağabeyimiz, yolunu yol bildiğimiz Cemil Doğan’ın mücadelesinin üzerine inşa edilmiştir Türk Eğitim-Sen. 

Görev yaptığı okuldan çıkıp evine giderken kahpe pusularda can veren, vucudundan yedi kurşun çıkan Hilmi Sakarya’nın yılmaz mücadelesinden mirastır bize Türk Eğitim-Sen. 

Yirmi bir yaşında gencecik bir öğretmenken şehadetle tanışan Ali Çetin’in aziz hatırasını yaşatmak için kurulmuştur Türk Eğitim-Sen. 

Nişanlıyken kahpe kurşunlarla sevdiğinden ayrılan, hain eller tarafından alçakça kurşunlanan, sonrasında öldüğünden emin olmak için kafasına altı el ateş edilen Hidayet Sert’in fikirlerine sahip çıkmak için sahadadır Türk Eğitim-Sen.

1992 yılında kurulmuş olsa da esasen 3 Mayıs 1944’te vücut bulmuştur. 1960’lı, 1970’li yıllarda kök salmış, 1980’lerde boy vermiştir. 1990’larda büyümüş, 2000’lerde rüştünü ispat etmiştir. 2010’larda sendikal alanda bir markaya dönüşmüştür. Şimdi de etkin mücadelesi hayranlık uyandıran, eğitim alanındaki tüm gözlerin üzerinde olduğu, öngörüsü yüksek, üye olmayanların bile takdirini kazanan bir sendikadır. 

Alelade bir sendika değildir Türk Eğitim-Sen. 

Hak mücadelesini milli menfeatlerle harmanlayan, devletle milleti kucaklaştıran, milli çıkarları sendikal çıkarlarının üzerinde tutan bir sendikadır. 

Bir fikri, bir davayı, bir mücadeleyi, bir çileyi, bir ülküyü, bir sevdayı, bir tarihi temsil eder. Ne köksüz ne de fikirsiz bir sendikadır. 

Korkusuzdur, biraz da çılgın. Kamu personelinin sesine ses olan, çalışanların özlük haklarının iyileştirilmesi için çalışıp çabalayan sendika gibi sendikadır.  

Okuduklarımıza, duyduklarımıza, dinlediklerimize ve yaşayıp gördüklerimize bakarak diyebiliriz ki; Ülkücü Hareketi bölmek isteyenlerin, Ülkücü Harekete zarar vermek isteyenlerin, Ülkücü Hareketten kopup gidenlerin, Ülkücü Harekete sırtını dönenlerin akıbetleri hiç iyi olmamıştır. Tarih bunun ispatıdır. 

Dün Türk Eğitim-Sen’i ele geçirmek ve Türk Eğitim-Sen’in istikametini değiştirmek isteyenlerin, bunu başaramayınca bugün Türk Eğitim-Sen’i bölmek isteyenlerin sonu da diğerleri gibi olacaktır. Aşkla bağlı olduğumuz, tutkuyla bağlandığımız, sevdamız Türk Eğitim-Sen büyüyerek, güçlenerek kutlu yolculuğunu sürdürecek, diğerleri ise tarihin çöplüğündeki yerlerini alacaklardır.



YAZARLAR