bursa escort görükle escort bayan bursa escort görükle escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan alanya transfer porno izle porno izle sikiş izle sikis izle mobil porno izle porn izle hd porno izle canlı casino makrobet kacak bahis
bursa escort bursa escort escort bayan escort bayan escort bayan escort bayana escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort görükle escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort
Bugun...



Prof. Dr. Ruhi Ersoy'dan önemli açıklamalar

MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, "Dijitalleşme süreci ve milli irade ilişkisi bağlamında darbe kavramını yeniden düşünmek" başlıklı bir bildiri sundu

facebook-paylas
Güncelleme: 11-09-2021 23:53:34 Tarih: 11-09-2021 23:24

Prof. Dr. Ruhi Ersoy'dan önemli açıklamalar

İSTANBUL (üçüncüsayfahaber) - MHP Genel Başkan Başdanışmanı, 25. ve 26. Dönem MHP Osmaniye Milletvekili, Ankara HBVÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ruhi Ersoy, İstanbul Üniversitesi Konferans Salonunda düzenlenen "27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a Darbelerle Mücadele Yöntemleri" sempozyumuna katıldı. Prof. Dr. Ersoy, sunumunda önemli tespitlerde bulunurken, özellikle sol medyanın sahte bir özgürlük söyleminin ardından düşünceler ve söylemlerin yabancı güçlerin prangasına mahkum edildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Ruhi Ersoy, "İletişim teknolojileri üzerinden millî kimliklere yapılan saldırılar ve örtük olarak işletilen “yapı söküm” süreci, sosyal medya unsurlarının kullanılmaya başlamasıyla ileri bir boyuta taşınmıştır. Sosyal medyanın darbe unsuru olarak kullanılması konusunda açık bir örnek 'Arap Baharı' denilen süreçtir" dedi.
MHP Genel Başkan Başdanışmanı, 25. ve 26. Dönem MHP Osmaniye Milletvekili, Ankara HBVÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ruhi Ersoy'un 
"Dijitalleşme süreci ve milli irade ilişkisi bağlamında darbe kavramını yeniden düşünmek" başlıklı bildirisi şöyle:
KÜLTÜR ENDÜSTRİSİNDEN DARBE ENDÜSTRİSİNE GEÇİŞ
19-20. yüzyıl aralığındaki bilimsel çalışmalar ulaşım ve iletişim sistemlerini insanlık tarihinde olmadığı kadar yüksek bir hızla gelişmesini sağlamıştır. Bu birikim 21. yüzyıla girildiğinde bilgi teknolojilerinin katlanarak büyümesine yol açan çalışmaların önünü açmıştır. Böylece bilindik haberleşme, iletişim ve etkileşim yolları kökünden değişerek yeni bir çağa girilmiştir. Bu çağda işin görünen yüzünde insan hayatını bir yanıyla kolaylaştıran ulaşım sistemleri, anlık haberleşme biçimleri, görsel-işitsel mobil cihazlar gündelik hayatı yönlendiren medya ortamları gibi sıralanabilecek pek çok yenilik 2000’li yılların başından bu yana etkisini arttırmıştır. İnsanlığın yazılı kültürle tam anlamıyla tanışması için dünyanın farklı coğrafyalarında uzun süre beklenmiş, matbaanın ve diğer baskı makinelerinin yaygınlaşması uzun zaman almıştır. Bugün ise Mcluhan’ın deyimiyle “küresel bir köy” haline gelen dünyanın bir ucundaki topluluklar başka kültürlere ait bilgileri saniyeler içerisinde görüntüleyebilmektedir. Böylelikle dünya gittikçe “”küçülmüş”, zaman ve mekan farklılıkları önemini yitirmiştir.   
Batı’da Sanayi Devrimiyle başlayan üretim ekonomisinin dünyayı şekillendirme çabası teknolojik yatırımların önünü açmış ve gelinen noktada bilgi, kültür, siyaset ve ekonominin iç içe geçtiği bir sistem ortaya çıkmıştır. 
İNSANLA BİLGİ ARASINDAKİ MESAFE ORTADAN KALKTI
Bu tespitler genel olarak bu konulara kafa yoran herkesin malumu ve bilgisi dâhilindedir. Zira aynı iletişim teknolojileri insanla bilgi arasındaki mesafeyi de ortadan kaldırmıştır. Ancak hangi bilgiye nereden ulaşılabileceği ve o bilgiyle ne yapılabileceği sistemin tekelinde olan bir süreçtir. Kaldı ki tüm dünya genelinde mevcut olan bilginin dolaşımını sağlayan internetin bizzat ortaya çıkış serüveni bile ilk olarak Amerikan Savunma Bakanlığı ve akademik kurumlarında başlayıp, uzun yıllarca istifade edildikten sonra bireylerin ve diğer ulusların kullanımına açılmıştır. Dolayısıyla bugünkü küresel enformasyonun kaynağı olan internet bir nevi hiyerarşi sarmalıdır. Bireyin ve toplumun gündelik bilgi biçimlerinden felsefe, siyaset, devlet anlayışı ve yönetim tarzına uzanan geniş bir yelpazede algılarını şekillendiren kitlesel anlamda “bilgisi olmayana bilgi, fikri olmayana fikir” kalıplarını hazır sunan yeni iletişim çağında, teknolojileri üretenler söz konusu kalıpları da üreterek o teknolojilerin içinden geçirip tüketiciye ulaştırmaktadırlar. Hazır kalıplar içerisindeki mesajları alan bireyler, bu mesajları sorgulamadan benimsemekte ve bütün bunları alternatifsiz tek bir gerçeklik olarak görmektedir. Dolayısıyla üretim, ulaşım ve iletişim sistemlerinin değişim hızı, klasik anlamda kapitalizm eleştirilerinin çok ötesinde irdelenmesi ve anlaşılması gereken süreçleri içermektedir. Konumuz olan darbe kavramını bu çerçevede düşünmek ve yeniden yorumlamak, olanı biteni anlamak açısından elzem bir durumdur. 
DARBELERİN MAHİYETİ DEĞİŞİRKEN...
2020 yılının 12 Eylül’ünde adı Demokrasi ve Özgürlük Adası olarak değiştirilen Yassıada’da çağrılı konuşmacı olarak katıldığımız programda  “Geçmişten Günümüze Milletin İradesinin Devletin İdaresine Dönüşüm Mücadelesi” başlığında bir sunum yapmıştık. Burada darbe kavramıyla ilgili genel bilgiler verdikten sonra yönetim sistemlerinin meşruiyet anlayışının tarih öncesi dönemden bugüne değişimi ve Türk devlet geleneğindeki meşruiyet anlayışını ele aldık. Dünyadaki ve Türkiye’deki darbeler konusunda okumalar yaparken darbe mantığının ve anlayışının değişimini, yukarıda genel çerçevesini çizdiğimiz ulaşım-iletişim sistemlerinin gelişimine paralel olarak dünyada darbelerin mahiyetinin değişmeye başladığını gördük. Klasik anlamda darbeler askerî yöntemlerle yapılan sivil yönetimin çeşitli sebeplerle ortadan kaldırılarak halk iradesinin yok sayıldığı süreçleri içermekteydi. Ancak yalnızca Cumhuriyet Türkiye’sindeki darbeler tarihine bile bakıldığında 1960’tan FETÖ kalkışmasına uzanan sürece gelinceye kadar sivil iradeye karşı pek çok yöntemin geliştirildiği ve uygulandığı görülmektedir. Türkiye’de sivil iradeye karşı uygulanan askeri yöntemlerle müdahale biçimleri, dış bağlantıları olsa da iç kaynaklı olmuştur. Bu ise özellikle Batı emperyalizminin zaman ve maliyet bakımından büyük yatırımlar yapmasını gerektirmiştir. Bunun yerine Türkiye gibi kültür değişmelerine ve teknolojik yeniliklere açık ülkelerde algıların biçimlendirilmesi ve buna göre darbe yöntemlerinin uygulanması yoluna gidilmeye başlanmıştır. Bu da sanayi tipi üretimle başlayan ulaşım ve iletişim sistemleriyle şekillenen, insanın aklını ve yaratıcılığını körelten “kültür endüstrisinin”, devletlerin yönetim sistemlerine yön vermek amacıyla halkın algılarını değiştirme esasına dayalı “darbe endüstrisine” dönüşümüyle mümkün olmaktadır. Bu noktada, Yassıada’da yaptığımız sunumda, darbeler tarihinin iyi bilinmesinin millî iradenin buna göre refleks gösterecek şekilde hazırlıklı olmasının gerekliliğini vurgularken şimdi ve gelecekle ilgili de şu tespiti yapmıştık:  
TEHDİTLERİ ÖRGÖRMEK...
Türk milletinin irade beyanını ve bu süreçteki kesintileri geçmişe dönük okuduğumuz ve değerlendirdiğimiz gibi, gelecekte de bu iradenin devamlılığına yönelik tehditleri öngörmek durumundayız. Endüstri 5.0, yapay zekâ, çipli insan ve uzay hukuku gibi konuların tartışıldığı bir dünyada, gelecekte millî iradeyi temsil ve ifade edecek sistemlerin nasıl oluşturulacağını şimdiden hesaplamak zorundayız. Dijital darbelerle iradesi kontrolünden çıkan insan, hangi demokratik süreçlere eklemlenecektir sorusu, karşımızda durmaktadır. Bu yüzden her şeyden önce insana dair bilinç ve eylem felsefesinin yeni sorular ve cevaplar ortaya koyması gerekmektedir. Dijital veya sanal simülasyonlar tarafından kuşatılmış, yaratıcılıkla yapmacıklık arasına sıkışmış, bunaltı ve bulantıları ile flu kalmış, siyasal ve askerî darbelerin maliyetini düşürecek bir insan tipi üretilmeye çalışılmaktadır. Ortaya çıkan bu yeni tür insan, kadim örgütlenme kültürünün köklerinden kopmuş vaziyette, küresel trendlerin rüzgârıyla akıbetine razı olacaktır. Kültür endüstrisinin yarattığı imajları gerçek zannederek, tüketim döngüsü içerisine hapsolmuş, kendisini var eden kültürel ve insani değerlere uzaklaşmış bir insan profili oluşturulmaya çalışılmaktadır. Kendisine yabancılaşmış, tek boyutlu düşünmesi istenilen yeni insanın toplumsal bağlılıklarını yitirmesi amaçlanmaktadır. Bu risk ve tehlikeler, devletin yapı söküme uğratılması gibi, çip ve diğer biyo-teknolojik müdahalelerle milletin fertlerinin de kültürel yapı sökümüne yol açabilir. Dolayısıyla kendi iradesi olmayan fertlerin oluşturduğu bir toplumda, milletin iradesiyle idaresinin buluşmasından da söz edilemez. Türkiye Cumhuriyeti askerî, sivil, ekonomik, kültürel ve dijital darbelere karşı daima hazırlıklı ve diri olmak zorundadır. 
KÜLTÜR ENDÜSTRİSİNİN DARBE ENDÜSTRİSİNE DÖNÜŞÜMÜ
Bu çerçevede kültür endüstrisinin darbe endüstrisine dönüşümünü, bir yanıyla insan hayatını kolaylaştıran ancak kitle iletişimini arttırarak yönetmeyi sağlama amacındaki teknolojiler olduğunu ifade etmiştik. İnsanlığın telgrafla başlayan ve bugün uydu teknolojileriyle geldiği nokta, ses ve görüntünün nakledilmesinden üç boyutlu insan simülasyonunu anlık olarak nakletme seviyesine ulaşmıştır. Ancak bütün sesler ve görüntüler birer veri olarak teknolojik bir aracın içinden geçip bir yerden bir yere taşınmaktadır. Dolayısıyla bilgi ve kültür, içinden geçtiği teknolojinin ideolojik-estetik şeklini alır tezinden hareketle bu sürecin hiç de masumane işlemediğini görmek gerekmektedir. Aslında yazılı kültürle başlayıp yazıyı kodlayarak nakletme işlevi gören telgraf kendinden sonraki radyo, sinema, televizyon ve internet gibi medya araç ve ortamlarının önünü açmıştır. Bu elektronik/dijital ortamlar ise yazılı kültürde olduğu gibi belirli bir seviye ve bilinç düzeyine gerek kalmaksızın kolaylıkla işitsel ve görsel unsurlarla kitleleri etkisi altına almak üzerine kurgulanmıştır. Medya kültürü ortamı insanın nasıl yaşaması gerektiğini belirleyip beslenme, giyim-kuşam, barınma ve eğlenme biçimlerine uzanan geniş yelpazede insan hayatını biçimlendirirken aynı zamanda insanın neyi nasıl düşünmesi gerektiğini de öğretmektedir. Hangi siyasi partiye oy vermesi ya da hangi lideri beğenmesi gerektiği, insanın önüne konulan verilerle şekillendirmektedir.  
KİTLE İLEŞİTİM ARAÇLARI ARTIK BİR KİMLİK SUNUYOR
Kitle iletişim araçları insanlara artık bir kimlik sunmaktadır. Sunulan bu kimlik, devamlı bir tüketim döngüsünün içerisinde insanı mutluluk arayışına yöneltmektedir. Tüketerek var olan insanın mutluluğu ise bir sonraki tüketim ürünüyle karşılana kadar geçici olarak sürmektedir. İnsan bilincine ve düşüncesine bu yolla yapılan müdahale tarzı, uzun süre gözden kaçmış ve medyanın Batı emperyalizminin ürettiği eşya ve malları satma aracı olması seviyesinde bir eleştirel tutumla üzerinde durulmuştur. Ancak mobil teknolojilerin üretilmesi ve internetin insan hayatının tamamını kapsayarak uykudaki kalp ritmini dahi sayıp bir veri ağı oluşturduğu süreçte konunun sadece tüketim kültürüne teşne bir toplum yaratmak olmadığı açıktır. İnsanın adeta yeni bir uzvuna dönüşen teknoloji ürünleri ve uygulamaları, algoritmalarla kişinin beğenileri, zevklerini, ilgi alanlarını ve ihtiyaçlarını tespit edip buna göre görsel bir dünya sunacak seviyede insan hayatını şekillendirmektedir.  
Bu çerçeve içerisinde Türkiye’deki darbe geçmişine bakıldığında 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ askeri kalkışmasının ardından bu şekilde doğrudan müdahalelerin karşılık bulmayacağı, bulsa da kalıcı olmayacağı anlaşılmıştır. Bundan dolayı dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi, Türkiye’de de bir çeşit dolaylı darbe sürecine girilmiştir. Askeri yöntemlerin yerine ekonomi başta olmak üzere başka alanların kullanılması, özellikle ABD ve diğer Batılı devlet yöneticilerini tarafından açıkça dillendirilmiştir. Yine ABD’de bu konulara özel olarak bir bütçenin ayrılması ve Türkiye’de muhalif medyanın doğrudan veya vakıflar üzerinden desteklenmesi örtük bir sürecin işlediğini göstermektedir. Türkiye’deki medyaya bakıldığında ise hiçbir ideolojik saik göstermeden iktidara muhalif, kendini sol olarak tarif eden, kesimlerden kimselerin dahi ABD fonlarından beslendiği ifşa olmuş durumdadır. Sahte bir özgürlük söyleminin ardından düşünceler ve söylemler yabancı güçlerin prangasına mahkum edilmiştir. 
MİLLİ KİMLİKLERE YAPILAN SALDIRILAR
İletişim teknolojileri üzerinden millî kimliklere yapılan saldırılar ve örtük olarak işletilen “yapı söküm” süreci, sosyal medya unsurlarının kullanılmaya başlamasıyla ileri bir boyuta taşınmıştır. Sosyal medyanın darbe unsuru olarak kullanılması konusunda açık bir örnek “Arap Baharı” denilen süreçtir. Özellikle Facebook uygulamasının yaygınlaşmasının akabinde başta Ortadoğu ve Kuzey Afrika olmak üzere pek çok ülkede sokak gösterileri başlamış ve yönetim değişiklikleri zorlanmıştır. Toplumların bilgi sistemlerini ele geçirerek istediği veriler bu sistemler üzerinden aktaran Batı emperyalizmi, bu yöntemin daha kalıcı olduğunu ve yıkıma sebep olmadığını fark etmiştir. Türkiye’de içinden geçilen süreç de dahil olmak üzere özellikle seçim dönemlerinde ve önemli dış politika hamleleri öncesi dezenformasyon yoluyla bilgi kirliliğine yol açarak kitlesel yönlendirmeler yapılmaktadır. İletişimin yapısal dönüşümüyle birlikte birkaç merkezden milyonlarca kişiye aynı mesajlar ulaştırılmaktadır. Teknolojinin yeni çağında homojen bir toplum yaratma düşüncesine paralel olarak bilgiyi kontrol eden güç merkezleri sosyal medyanın anlık ve yoğun etkileşim süreci içerisinde doğru olmayan birçok bilgiyi gerçekmiş gibi insanlara sunmaktadır. Doğru bilgiye ulaştığı düşünen insanlar ise yalnızca kendilerine sunulan resmin çok küçük bir parçasını görmektedir. 
İNTERNET BİR "AĞ TOPLUMU" YARATTI
Darbeler bilindik yöntemlerin aksine ülkelerin iç dinamiklerinde “gri alanlar” oluşturarak amacına gitme şeklinde güncellenmiştir. Bugün sosyal medya düzenlemeleri konusunda yapılan tartışmaları da bu çerçevede okumak gerekmektedir. Sosyal medyada dolaşımda olan güncel siyaset konusundaki bilgi ve haberin ne kadarı gerçek hesaplardan ya da yurt dışı kaynaklı olduğu konusu analiz edildiğinde daha açık bir resim ortaya çıkacaktır. Bilgisayar teknolojilerinin ortaya çıkardığı internet bir “ağ toplumu” yaratmıştır. Yaratılan ağ toplumu kültürümüzü ve gündelik hayatımızı istediği şekilde dönüştürmeyi amaçlamakta ve buna uygun alanlar yaratma doğrultusunda çaba sarf etmektedir. Söz konusu toplum yapısında amaç, ekonomik ve kültürel ayağı tamamlanan küreselleşme sürecinin askeri-politik ayaklarını dizayn etmek şeklinde işlemektedir. Devletlerin yasa çıkartarak interneti engellemesi teorik olarak demokrasinin temel prensiplerini tartışmaya açmaktadır. Ancak, zaten bunu kesin olarak yapmak da artık mümkün değildir. Dünyanın bir kısmı kara sınırlarını paylaşmanın savaşını yaparken o kara parçaları belirli bir yüksekliğe kadar ilgili ülkeye ait durumdadır. Belirli bir yükseklikten sonrası başka devletler ve şirketler tarafından paylaşılmış durumdadır. Dolayısıyla devletlerin sınırlarını silahlar değil teknoloji belirlemektedir. Uydu teknolojileriyle bir ülkeye internet, başka bir ülke ya da şirket tarafından sağlanabilmektedir. Bunun anlamı, ağ toplumunun vatandaşlık hakları internet sağlayıcıları tarafından verilmesidir. Batının temel yaklaşımı olan, “demokrasi benim istediğim sonucu vermiyorsa demokrasi değildir”, anlayışı, bu yeni tür darbe yöntemini üretmiş ve elektronik/dijital ortamlar üzerinden uygulanmaktadır. Demokrasi kavramı dijital mecralarda ancak belirli çerçeveler dahilinde tanımlanmaktadır. Ülkelerin sosyo-kültürel ve konjonktürel farklılıkları göz ardı edilmektedir. Tek tip insan profili oluşturmaya çalışan yapı aynı zamanda tek tip demokrasi anlayışını meşrulaştırmaya çalışmaktadır. 
ÖNCELİKLİ SORUMLULUKLAR
Yukarıda çerçevesi çizilmeye çalışılarak ifade edilen değerlendirmeler ışığında, “Dijitalleşme Süreci ve Millî İrade Bağlamında Darbe Kavramını Yeniden Düşünmek”; milletimizi oluşturan her bir vatandaşımızın cinsiyeti, görevi, unvanı, eğitim seviyesi, memleketi vs. gibi kavramlara bakılmaksızın öncelikli sorumlulukları arasına girmiştir. 
Gelişen teknolojiye bağlı olarak, milletlerin ve devletlerin kaderlerine müdahale etmek, bireyleri ve dolayısıyla milletleri de yönlendirmek ve yönetmek kolaylaşmıştır. Teknolojide dışa bağımlı olan devletler, buna bağlı olarak her türlü olumsuz ve art niyetli teşebbüs uygulamalara da karşı da dirençsiz kalmakta ve karşı koyma imkânı zayıflamış olarak ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bu bağlamda devletlerin en önemli görevlerinden birisi, öncelikli olarak milletini millî değerlere bağlı olarak eğitmek ve gelişimini sağlamaktır. İlköğretimden başlamak üzere kademeli ve sistemli bir şekilde millî bilinçle yetişen bireyler, toplumun en küçük birimi olan aile başta olmak üzere genel mânada bütün milleti “millî” değerlere sahip hale getirecektir. Millî bir bilinçle yetişecek bireyler, üretim noktasında da ülkesini ve milletini önceleyen değerlerle yoğrulmuş bir şekilde katkı sunarak görevini yerine getireceği muhakkaktır. 
İHA VE SİHA ÖRNEĞİ
Bu kapsamda, millî şuurla üretilen ve geliştirilen bir tohum, millî şuura sahip bir el tarafından toprakla buluşturulacak ve yine millî değerlerle bezenmiş bir toplumun tüketimine sunulacaktır. Benzer şekilde millî bilinçle yetişmiş bir ekibin geliştirdiği savunma sanayi ürünü, milletine ve devletine bağlı insanımız tarafından kullanılıp, ülkesinin ve milletinin geleceğini teminat altına alacaktır. Bu bağlamda ülkemizin son yıllarda ürettiği ve geliştirdiği İnsansız Hava Araçları (İHA) ve Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) bu durumun en somut göstergeleri olarak karşımıza çıkmıştır. Savunma Sanayiinde millî bir yazılım ve teknoloji ile ürettiğimiz bu ürünler, başta terörle mücadele olmak üzere pek çok alanda kullanılmaya başlanmış, geçmişte dışarıdan temin ettiğimiz muadil ürünlerle karşılaştırma yapıldığında her anlamda müspet yönde farkını ortaya koymuştur. 
MİLLİ İLETİŞİM AĞI GEREĞİ
Bu örnekler, millî bir arama motoru, millî iletişim ağı gibi günlük hayatta milyonlarca insanımızın sıklıkla kullandığı teknolojik altyapıları geliştirmenin ne kadar elzem bir hâl aldığı gerçeğini de hatırlatmaktadır. Yakın geçmişte “WikiLeaks” adlı yapılanma dünyanın pek çok ülkesinde milyonlarca kullanıcının belgelerini izinsiz olarak ele geçirip yayınlamıştır. Doğruluğu veya gerçekliği tartışmalı olan bu bilgi ve belgeler ile de meşru iktidarların baskı altına alınmaya çalışıldığı ülkeler olmuş ve millî irade zorda bırakılmak istenmiştir. Dijitalleşme sürecinin geldiği aşama itibarıyla bu ve benzeri örneklerin millî ve güvenli yazılımlara ihtiyacı hatırlatması açısından önemlidir. Benzer şekilde bugün ülkemizde de çok yaygın olarak kullanılan “WhatsApp” uygulamasının yine “WikiLeaks” tarzı bir durumla karşı karşıya kalması halinde ülkemizdekiler dâhil pek çok kullanıcısının bilgi ve belgelerinin izinsiz bir şekilde paylaşılması halinde karşı karşıya kalınacak durumunda bu konuda ki “millî” ihtiyacı yine gözler önüne sermesi açısından önemlidir. Evrensel bir değer olan teknoloji milli dokunuşlarımızla ülkemiz ve vatandaşlarımız için faydalı hale gelebilir. Eleştirel düşünen, kendi geçmişini bilen, değişen dünyanın ihtiyaçlarına cevap veren bireyler yetiştirerek kendi teknolojik alt yapımızı da böyle bireylerin inşa etmesine imkân tanımalıyız.  
İKTİDARI ORTADAN KALDIRMAK İÇİN ÜRETİLEN YAZILIM
Ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminden sonra tespit edilen ve darbecilerin kullanımı için geliştirilip örgüt mensupları arasında kullanıldığı tespit edilen “ByLock” adı verilen uygulamanın da dijitalleşmenin “Millî İrâde’yi” zaafa düşürme anlamında geldiği nokta açısından çok önemlidir. Ülkemizde, demokrasinin bir gereği olarak ülke vatandaşlarının büyük çoğunluğunun hür iradeleriyle seçtikleri iktidarı ortadan kaldırmak için, gelişen teknolojiyi kullanarak üretilen yazılımla kendi aralarında iletişim kurarak, darbeye hazırlık yaptıkları görülmüştür. Bu açık ve somut örnekte de görüldüğü üzere, gelişen teknoloji ve dijitalleşme, millî iradeye kast ve darbe için önemli bir manivela olarak kullanılabilmektedir. Yine bu bağlamda yukarıda da zikredildiği üzere, çeşitli sosyal medya mecraları, toplumları yönlendirmek ve yönetmek, hakikatleri dezenforme ederek millî iradeye sekte vurma amacına yönelik kullanılabilmektedir. 
2020 yılı verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 62’si internete ulaşabilmektedir. Bu oran Afrika kıtasında yüzde 42, Asya’da yüzde 58, Avrupa’da yüzde 87, Latin Amerika’da yüzde 71, Kuzey Amerika’da yüzde 90 civarındadır. Yine dünya nüfusunun yaklaşık olarak 4 milyarı aktif olarak sosyal medya kullanıcısıdır. Böyle bir ortamda internet ve sosyal medyada yer almamak hem toplumsal hem de siyasal anlamda önemli boşluklar doğurmaktadır. Covid-19 pandemi sürecinde çok daha net bir biçimde görüldüğü gibi teknolojiye sahip olmak eğitim, siyasal, toplumsal ve ekonomik anlamda özellikle de kriz durumlarıyla karşı karşıya kalındığında krizlerin atlatılmasında önemli avantajlar sağlamaktadır. Bu avantajları kullanabilmek, milli menfaatler doğrultusunda söylemler geliştirebilmek için bilgiyi ve bunun yanında teknolojiyi kontrol etmek bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.  
SOSYAL MECRALARDA KAMUOYU OLUŞTURMA...
Teknolojinin yardımıyla sosyal mecralarda kamuoyu oluşturabilmek, geniş kesimlere seslenme noktasında önem arz etmektedir.  Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının bu doğrultuda yaptığı çalışmalar da gözlerden kaçmamalıdır. 1915 yılından yaşanan olaylarla ilgili kamuoyunu aydınlatabilmek için kurulan “events of 1915” adlı internet sitesi ve birçok farklı ülkede gerçekleştirilen “15 Temmuz’da 15 Panel” isimli internet seminerleri internetin kamuoyuna seslenmede etkili bir araç olarak kullanılabileceğinin somut örnekleridir.  
Bu ve benzeri girişimlere karşı sağlam bir duruş sergilemek ise hem teknolojik hem de kültürel altyapısı gelişmiş bir toplum yapısına sahip olmakla mümkündür. Böyle bir toplumsal yapı, değişen ve farklılaşan dünyanın ihtiyaçlarına kendi milli değerleriyle ve projeleriyle harmanlanmış bir şekilde cevap verecektir. 
 
*** 
 
Genel Kaynakça 
 
Adorno, Teodor. W. (2011). Kültür Endüstrisi Kültür-Yönetimi. (Çev. N. Ülne, M. Tüzel, E. Gen). İletişim Yayınları, İstanbul. 
 
Bourdieu, Pierre. (1997). Televizyon Üzerine. (Çev. T. Ilgaz). Yapı Kredi Yayınları, İstanbul. 
 
Bozbaş, Gökhan. (2016). Batı^nın Demokrasi Paradoksu “Demokratik Darbe” Kavramsallaştırması ve 15 Temmuz Darbe Kalkışması. Muhafazakâr Düşünce, Yıl, 13, Sayı 49, ss. 73-90. 
 
Castells, Manuel. (2008). Enformasyon Çağı: Ekonomi, Toplum ve Kültür Cilt 1, Ağ Toplumunun Yükselişi. (Çev. E. Kılıç). İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul. 
 
Çağdaş Siyaset Felsefesi Kılavusu. (2016), Hazırlayanlar: Goodin Robert E., Pettit, Philip, Pogge, Thomas, (Çev. Ed. Simten Coşar), Dipnot Yayınları, Ankara.  
 
Çolak, D. Çağrı. (2019).  “1944 Irkçılık – Turancılık Davası: Tutuklamalar, İşkenceler, Savunmalar”. Turan ve Turancılık. (Ed. Yeliz Okay), Doğu Kütüphanesi, İstanbul.  ss.173-230. 
 
Debord, Guy. (1996). Gösteri Toplumu ve Yorumlar. Ayrıntı Yayınları, İstanbul. 
 
Devran, Yusuf. Özcan, Ömer Faruk. (2016). 1960’tan 2016’ya Askeri Darbe ve Muhtıra Metinleri Anlamlar, Amaçlar, Niyetler Ve İdeolojiler. İNİF, Cilt 1, Sayı 2, ss. 7-20.    
 
Ergin, Muharrem. (1999). Orhun Abideleri. Boğaziçi Yayınları, 1999.  
 
Ergin, Muharrem. (2004). Dede Korkut Kitabı I. TDK. Ankara.  
 
Fiske, John. (2003). İletişim Çalışmalarına Giriş. (Çev. S. İrvan). Bilim ve Sanat, Ankara. 
 
Güngör, Erol. (2006). Türk Kültürü ve Milliyetçilik. Ötüken, İstanbul. 
 
Kafesoğlu, İbrahim. (2011). Türk Millî Kültürü. Ötüken, İstanbul.   
 
Miller, David. (2019). Siyaset Felsefesi. (Çev. Sinem Gül), Dost Kitabevi, Ankara.  
 
Özdemir, Nebi. (2012). Medya Kültür ve Edebiyat. Grafiker Yayınları, Ankara. 
 
Şahan, Süleyman ve Çetin Muharrem. (2020). Yeni Medya ve Dijital Kamu Diplomasisi, Yeni Medya, Toplum ve Siyasal İletişim. (ed. Himmet Hülür ve Cem Yaşın). Ütopya Yayınları, Ankara. 
 
TBMM’nin Açılışının 100. Yılında Millî İrade, Millî Hâkimiyet ve Milliyetçi Hareket Partisi. (2020). Siyasi İşler, Parlamento ve Hükümet İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, Ankara.



Kaynak: Prof. Dr. Ruhi Ersoy

Editör: Ramazan Durmuş




FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Altay 7 5 2 0 14 9 15 +5
2 Beşiktaş 7 4 1 2 14 7 14 +7
3 Trabzonspor 6 4 0 2 13 6 14 +7
4 Hatayspor 6 4 1 1 13 4 13 +9
5 Fenerbahçe 6 4 1 1 8 4 13 +4
6 Konyaspor 6 3 0 3 9 5 12 +4
7 Alanyaspor 6 4 2 0 6 9 12 -3
8 Fatih Karagümrük 7 3 2 2 11 10 11 +1
9 Kayserispor 6 3 2 1 8 6 10 +2
10 Sivasspor 7 2 2 3 10 7 9 +3
11 Adana Demirspor 7 2 2 3 12 11 9 +1
12 Galatasaray 6 2 2 2 8 9 8 -1
13 Antalyaspor 7 2 3 2 7 10 8 -3
14 Gaziantep FK 7 2 3 2 6 10 8 -4
15 Yeni Malatyaspor 7 2 5 0 7 14 6 -7
16 Göztepe 6 1 3 2 6 9 5 -3
17 Kasımpaşa 6 1 3 2 5 8 5 -3
18 Başakşehir FK 6 1 5 0 4 7 3 -3
19 Giresunspor 6 0 5 1 1 8 1 -7
20 Çaykur Rizespor 6 0 5 1 4 13 1 -9
Takım O G M B A Y P AV
1 Ümraniyespor 7 6 0 1 14 0 19 +14
2 BB Erzurumspor 7 5 2 0 8 6 15 +2
3 MKE Ankaragücü 6 3 0 3 9 3 12 +6
4 Eyüpspor 6 4 2 0 10 7 12 +3
5 Tuzlaspor 6 3 1 2 8 4 11 +4
6 Kocaelispor 6 3 2 1 5 6 10 -1
7 Bandırmaspor 6 3 3 0 7 6 9 +1
8 Manisa FK 7 3 4 0 9 10 9 -1
9 Gençlerbirliği 7 2 3 2 8 13 8 -5
10 Boluspor 6 2 3 1 7 6 7 +1
11 Samsunspor 5 2 2 1 8 8 7 0
12 Altınordu 6 2 3 1 8 12 7 -4
13 Menemenspor 6 2 3 1 8 13 7 -5
14 Adanaspor 7 1 3 3 8 10 6 -2
15 Balıkesirspor 5 2 3 0 5 8 6 -3
16 Denizlispor 6 2 4 0 5 8 6 -3
17 Bursaspor 6 1 3 2 7 8 5 -1
18 İstanbulspor 5 1 3 1 7 8 4 -1
19 Keçiörengücü 6 1 4 1 5 10 4 -5
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 38 28 2 8 82 25 92 +57
2 Sakaryaspor 38 21 5 12 74 35 75 +39
3 Kırşehir Belediyespor 38 21 8 9 57 32 72 +25
4 Kırklarelispor 38 19 6 13 60 32 70 +28
5 Van Spor 38 21 11 6 59 35 69 +24
6 Bodrumspor 38 18 11 9 80 48 63 +32
7 Etimesgut Belediyespor 38 18 13 7 63 36 61 +27
8 Karacabey Belediyespor 38 15 12 11 52 41 56 +11
9 Turgutluspor 38 16 16 6 44 56 54 -12
10 Serik Belediyespor 38 13 11 14 51 48 53 +3
11 Pendikspor 38 15 16 7 66 53 52 +13
12 Pazarspor 38 15 18 5 60 64 50 -4
13 Tarsus İdman Yurdu 38 13 15 10 56 55 49 +1
14 Bayburt Özel İdare Spor 38 14 18 6 52 61 48 -9
15 Sivas Belediyespor 38 11 14 13 63 58 46 +5
16 1922 Konyaspor 38 11 18 9 47 49 42 -2
17 Kastamonuspor 38 8 18 12 31 58 36 -27
18 Elazığspor 38 10 22 6 61 90 33 -29
19 Mamak FK 38 6 26 6 32 121 24 -89
20 Kardemir Karabükspor 38 1 34 3 16 109 3 -93
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 30 20 2 8 43 18 68 +25
2 1928 Bucaspor 30 20 3 7 58 18 67 +40
3 Yeşilyurt Belediyespor 30 17 8 5 50 27 56 +23
4 Ofspor 30 14 5 11 43 31 53 +12
5 Arnavutköy Belediye 30 13 8 9 40 29 48 +11
6 Edirnespor 30 12 9 9 34 31 45 +3
7 Belediye Derincespor 29 10 9 10 38 29 40 +9
8 Artvin Hopaspor 30 10 11 9 41 44 39 -3
9 Fatsa Belediyespor 30 10 12 8 22 31 38 -9
10 Kızılcabölükspor 30 9 11 10 34 33 37 +1
11 Nevşehir Belediyespor 30 9 14 7 31 31 34 0
12 Çankaya FK 30 10 16 4 28 48 34 -20
13 1877 Alemdağspor 30 9 15 6 37 48 33 -11
14 Antalya Kemerspor 30 7 17 6 27 50 27 -23
15 Payasspor 29 5 16 8 29 53 23 -24
16 Manisaspor 30 1 20 9 22 56 12 -34
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/09/2021 Giresunspor vs Kayserispor
 26/09/2021 Başakşehir FK vs Çaykur Rizespor
 26/09/2021 Hatayspor vs Fenerbahçe
 26/09/2021 Galatasaray vs Göztepe
 27/09/2021 Kasımpaşa vs Konyaspor
 27/09/2021 Trabzonspor vs Alanyaspor
 01/10/2021 Antalyaspor vs Adana Demirspor
 01/10/2021 Fatih Karagümrük vs Başakşehir FK
 02/10/2021 Konyaspor vs Alanyaspor
 02/10/2021 Göztepe vs Giresunspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/09/2021 Bandırmaspor vs Altınordu
 26/09/2021 İstanbulspor vs Balıkesirspor
 26/09/2021 Menemenspor vs Eyüpspor
 26/09/2021 Bursaspor vs MKE Ankaragücü
 27/09/2021 Denizlispor vs Samsunspor
 01/10/2021 Altınordu vs Menemenspor
 02/10/2021 Tuzlaspor vs Keçiörengücü
 02/10/2021 Balıkesirspor vs Gençlerbirliği
 02/10/2021 Adanaspor vs Bandırmaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/09/2021 Adıyaman FK vs Hekimoğlu Trabzon
 26/09/2021 Etimesgut Belediyespor vs Sivas Belediyespor
 26/09/2021 Kahramanmaraşspor vs Bayburt Özel İdare Spor
 26/09/2021 Niğde Anadolu FK vs İnegölspor
 26/09/2021 Ergene Velimeşe vs Van Spor FK
 26/09/2021 Serik Belediyespor vs Sarıyer
 26/09/2021 Sakaryaspor vs Bodrumspor
 26/09/2021 Afjet Afyonspor vs Ankaraspor
 26/09/2021 Diyarbekir Spor vs Somaspor
 02/10/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Sivas Belediyespor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 03/10/2021 Batman Petrolspor vs Artvin Hopaspor
 03/10/2021 Belediye Kütahyaspor vs Başkent Gözgözler Akademi FK
 03/10/2021 Kahta 02 Spor vs Çatalcaspor
 03/10/2021 Nevşehir Belediyespor vs 1954 Kelkit Bld.Spor
 03/10/2021 Elazığspor vs Karaman Belediyespor
 03/10/2021 Erbaaspor vs Sancaktepe FK
 03/10/2021 Arnavutköy Belediye vs Bergama Belediyespor
 03/10/2021 Bursa Yıldırımspor vs Fatsa Belediyespor
 03/10/2021 Hendek Spor vs Osmaniyespor FK
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS