bursa escort görükle escort bayan bursa escort görükle escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan alanya transfer porno izle porno izle sikiş izle sikis izle mobil porno izle porn izle hd porno izle canlı casino makrobet kacak bahis
bursa escort bursa escort escort bayan escort bayan escort bayan escort bayana escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort görükle escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort
Bugun...


Şükrü ALNIAÇIK

facebook-paylas
3 Mayıs 1944'ün 77. yıldönümü hatırasına...
Tarih: 04-05-2021 09:36:00 Güncelleme: 04-05-2021 09:36:00


Arşivden;

Okumayı sevenlere...

"El Cahiz"

TÜRK'ÜN “ARAP'LA” İMTİHANI!..

Türk kimliğiyle ilgili onlarca eser verilmiş olmasına rağmen Türklerin erdemleri konusunda daha Türk halkını bile ikna edememiş olduğumuz acı bir gerçektir. 

Tarihte Türklerin erdemleri üzerine ilk ciddi araştırmayı yapma şerefi, Afro-Arabic bir Basralı’ya aittir. 

İslam Rönesansının temsilcilerinden olan ve İki yüz kadar eseri bulunan Cahiz, “Çevresel Determinizmin” ilk mensuplarındandır. 

Çevre şartlarının belirli bir topluluğun fiziksel karakteristiklerini nasıl etkilediğini incelemiş; insanların derilerindeki renk çeşitliliğinin, özellikle siyahilerin kökenini açıklamak için doğal seçilim ve çevresel determinizm kuramlarını kullanmıştır. 

O’nun bu özelliği, Türklerle ilgili tespitlerinin daha çok ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor. Cahiz’in uzun isminde yer alan “Kinani” lakabı, onun Arap değil zenci kökenli olduğunu gösterir. Ünlü bilgin Sabit bin Kurra, El Cahiz’i Arap Tarihi’nin üç önemli ismi arasında zikreder.  
Ciddi bir edebiyat, bilim ve fikir adamı olan Basralı Cahiz (781-869)  “Fezâilü’l- Etrak”, yani “Türklerin Erdemleri” adlı eserinde Türklerin karakteristik özellikleri hakkında şunları söylüyor: 

1- Türkler savaş meydanlarında gafil avlanmazlar, hiç kimse bu alanda onlarla baş edemez. Nitekim bütün dünyayı dize getiren Büyük İskender bile onlarla baş edememiş, Türklere gücünün yetmeyeceğini anlayınca da “ütrükûhum” yani “Onları kendi hallerine terk edin!” demek zorunda kalmış, “Türk” adı da bu “trük” veya “terk” sözcüğünden türemiştir. 

(Türk kelimesinin Arapça’yla tahlili sadece sempatik bir iddia niteliğindedir. Ş.A.)

2- Türk, atını hızla sürerken bile hareketli, uçan ve duran hedeflere karşı; öne, arkaya, sağa, sola, yukarıya, aşağıya isabetli oklar atabilir. Başkası yayına bir ok koymadan o on ok atar. Bayırlarda vadilerde başkalarının düz yerde sürdüklerinden daha hızlı at sürer. Atının sırtında gafil avlanmaz. 

İkisi önde ikisi arkada dört gözü varmış gibi hem önünü, hem arkasını iyi görür. Başkalarının önünde iken göremediklerini, o arkasında iken görür. Ömrünün at üstünde geçen günleri, yerde geçen günlerinden fazladır. Yere inmeden at değiştirebilir. Atları da onlar gibi dayanıklı ve tahammüllüdür. Atının sırtında iken Türkün ağırlığı, yerde yürürken ayaklarının tıpırtısı yoktur. Diğer askerler arasında farklılıkları hemen seçilir. 

3- Bildiklerini tam bilirler, bilmediklerini bilir gibi davranmazlar. İşlerini tam ve sağlam yaparlar. Her işlerini bizzat kendileri yaparlar. Türk hem çoban, hem seyis, hem cambaz, hem baytar, hem süvaridir. Kısacası bir Türk, tek başına bile bir millettir. 

Hiç kimse onlara karşı duramaz. Kimse onlarla başa çıkamaz. Yutulacak lokma değillerdir. Her güçlüğün üstesinden gelmesini bilirler. Elleri kolları bağlı olarak bir kuyuya atılsalar bile, mutlaka bir çaresini bulup kurtulurlar. 

4- Onlar gibi insanlara iyi ve hoş davranan, ikram ve taltifte bulunanlar görülmemiştir. Geniş halk kitleleriyle aralarında benzerlikler kurabildikleri, onların huy ve tabiatlarına yakınlaşabildikleri, onlara karşı aşırı merhametli oldukları ve çok güven telkin ettikleri için, konuşulması en çok arzu edilen, üstün mevkilerde en çok tercih edilen kimseler olmuşlardır. 

5- Türkler, tevillerle, çeşitli fikirlerle, tefahürle, şiirle meşgul olan kimseler değildir. Maksatları durumlarını sağlama bağlamaktır. Aralarında anlaşmazlık azdır. İçleri dışları aynıdır. Türkler yaltaklanma, yaldızlı sözler, münafıklık, kovuculuk, yapmacık hareketler, yerme, riya, dostlara karşı kibir, arkadaşlara karşı fenalık bilmezler. Çeşitli fikirler onları bozmamıştır. 

İşlerinde hile yapmazlar. Hile ile başkalarının malını helal saymazlar. Önce hile ve hud’asından emin edip de sonra verdiği sözü bozan insanlar değildirler. Hileyi yalnız savaşta mübah sayarlar. Eğer harp, hilesiz kazanılabilecek bir şey olsaydı, herhalde harpte bile hileyi mübah görmezlerdi. Vatan sevgisi ve vatanlarına bağlılıkları çok fazla ve şiddetlidir. 

6- Allah’tan başka hiç kimseden korkmazlar. Boş ümitlere kapılmaz, boş işlerle uğraşmazlar. Elde edebileceklerinin en fazlasını elde etmekten geri durmazlar. Bünyeleri hareket üzerine kurulmuştur. 

Bir yerde eğlenip kalmak, beklemek, az işle meşgul olmak onlara çok ağır gelir. Vücutlarını dinlendirme gereği olmasa uyumazlar. Ancak uykuları da uyanıklıkla karışıktır. 

7- Ruhi kuvvetleri, bedeni kuvvetlerinden daha da fazladır. Onlar ateşli ve hararetli, anlayışlı kimselerdir. Hatıraları çok, bakışları keskindir. 

Vefalı, insaflı, anlayışlı, zeki kimselerdir. Kıt geçimi acizlik, uzun zaman bir yerde kalmayı ahmaklık, rahatlığı ayak bağı, kanaatkarlığı azimsizlik, savaşı terk etmeyi zillete sebep kabul ederler. 

8- Çeşitli fikirlerin bozmadığı, zararlı fikirlerin nüfuz etmediği, bidatlerin tesir etmediği temiz kalpleri, kahraman yürekleri vardır. İri cüsseli, uzun ve gür saçlı, büyük kafalı, geniş omuzlu, geniş alınlı, kalın boyunlu, uzun kollu, kalın ve mükemmel kemikli, nesli en temiz, asabı en kuvvetli, bedenleri silah taşımaya en dayanıklı, zırhları göz dolduran, en çok nesil yetiştiren, kuvvetli ve kudretli bir kavimdir.  

9- Devletin çekirdeği, halife ve sultanların destekçisi olmaya, öne geçirilmeye, şerefli mevkilere getirilmeye en layık kimselerdir. Akıl, anlayış, izan, yüksek görüş, vakar, emanet, iffet sahibi kimselerdir. 

10- Eğer onların memleketlerinde de peygamberler ve filozoflar yaşayıp ta bunların fikirleri kalplerinden geçse ve kulaklarına çarpsaydı, Türkler edebiyatta Basralıları, felsefede Yunanlıları, sanatta Çinlileri de geçerlerdi. Türklerin bu üstün özellikleri eğer onları motive edip harekete geçirebilecek önemli bir sebeple veya büyük bir ideal ve gaye ile birleşecek olsa, ne kadar büyük bir güç haline gelecekleri tahmin bile edilemez.

Çevresel Determinizm uzmanı Cahiz, kendisinden bekleneni fazlasıyla vererek bir durum tespiti yapmıştır. Nedenlere girmemiştir. Ancak biz konuya biraz Tarihsel Determinizm disipliniyle yaklaşınca Türk’ü farklı kılan etkenleri daha iyi anlayabiliyoruz. 

Türk kimliğiyle ilgili onlarca eser verilmiş olmasına rağmen Türklerin erdemleri konusunda daha Türk halkını bile ikna edememiş olduğumuz acı bir gerçektir. 

Milliyetçiler genelde Cahiz’inki gibi analizlere bakmaya gerek duymaksızın Türklerin tarihte yaptıkları önemli işlere bakarak Türklükle ilgili olumlu duygular beslemektedirler. Ama bir tartışma anında Fatih ve Kanuni gibi “saraylı” değerlerden başka konuşabilecek fazla bir şey bulamamaktadırlar. 

Sabatayist kültürün ve Marksistlerin Türklerin ne olduğu ile ilgili olumlu bir tespitleri olamaz. 

Çünkü rasyonel metotlarla elde edilebilecek tarihsel gerçekler, sadece Milliyetçilerin işine yarayacak, onların kendi fikir pazarlarını daraltacaktır.

Cumhuriyet Ümmetçilerinin de Türk’ün takvasını da güçlendiren kimlik değerleriyle tanışmak gibi bir gayeleri olmamıştır. “Mefâhir-i Millî”nin Milliyetçiliği besleyeceği endişesi, bu muhteremlerin hayal aleminde reaksiyona girerek bir Arap sempatisi tablosu meydana getirmiştir. 

Onlara göre Arap ne yaparsa iyidir. Türk’ün de Arapsız yaptıkları zerre kadar umurlarında değildir. 

Kale direkleri olmaya sahalarda top oynarken gol mü taş üstü mü tartışmasını en çok yapan bu otoriter baba mağduru, yalana meyilli “muhteremlerin” Türklerin tarihteki gollerine itiraz etmeleri hiç de sürpriz sayılmamalıdır. Bu şaşkın hakemler, Arap orta sahada yere düşse “penaltı” diye bağırırken altı pasta Türk’ün bacağı kırılsa oyunu “avantaja bırakma” eğilimindedirler. 

Türklerin neden Cahiz’in anlattığı kadar erdemli olduğu konusunda mantıklı bir Tarih analizi yapmakta geç kaldığımızı teslim etmek zorundayız.

Türkler Efendi Ahlaklı bir Tarihi Millettir.

Friedrich W. Nietzsche (1844-1900) insanları “efendi ahlaklı” ve “köle ahlaklı” olmak üzere ikiye ayırır. Bu tasnif bizi büyüleyecek bir tabiat kanunu değildir; ancak bu tespit, feodalitenin Avrupa feylesoflarının fikir tezgâhının ana malzemesi olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. 

İlkçağda da yerleşik tarım toplumlarında kölelik, bir siyaset kültürünü besleyecek kadar yaygındır.

Klan – Site  – İmparatorluk – Feodalite – Merkezi Krallık süreciyle Yeniçağa ulaşan yerleşik kültürlerde, Feodalite Bin yıl kadar sürmüştür. 

Kölenin senyörü tanrılaştırması ve sahibi tarafından toprakla birlikte alınıp satılması, yerleşik tarım toplumlarında Türk’e tamamen yabancı bir insan tipini ortaya çıkarmıştır. 

1789 Fransız İhtilali itibariyle Avrupa’da köle, köylü ve sivil kentli olmak üzere hakkı soylular ve rahipler tarafından gasp edilmiş insan sayısının genel nüfusa oranı % 85’ten fazladır. Bu hesaba ve köy-kent nüfus oranına göre Feodalitenin Bin yılı boyunca kölelerin oranının % 70’ten aşağı düşmemiş olması gerekir. 

Yani en az bin yıl boyunca Türk, atının sırtında Hun, Göktürk, Uygur boylar konfederasyonlarında yaylası ile kışlası arasında özgürce gezip tozarken Akdeniz havzasının ve Avrupa’nın tarım toplumları, toprakla birlikte alınıp satılmışlardır. Alınıp satılan adamın aile düzeni, izzet-i nefsi, bireysel gelişim tutkuları, üstün yetenekleri olamaz doğuştan olanlar da gelişemez. Bunu İngiliz modern eğitim siteminin kurucusu John Lock söylüyor. 

Öyleyse Avrupa nasıl kalkındı? sorusunun cevabı: 

“Kent-Soylulaşan burjuvaların devlet gücüyle desteklenen büyük soygunlarıyla” Yani Rönesans, Reform ve Coğrafi Keşiflerle… olacaktır.

16. Yüzyıl boyunca Avrupa’da altın miktarı 35, gümüş miktarı 200 kat artmıştır. Bu soygunda ne yazık ki biz de Altın verip gümüş alan tarafta kalmıştık. Üstelik bollaşan gümüş nedeniyle akçenin alım gücü düşünce Ulufesi yetmeyen Yeniçerilerin isyanları da artmıştır. 

Cahiz’in Türkleri insanüstü yetenekleri olan “uzaylılar” gibi tasvir etmesi özgürlüğün, yeteneklerin serpilmesine sağladığı katkıyla ilgilidir. Bugün akrobasi uçaklarının veya Formüla1 pilotlarının yeteneklerinden kimsenin şüphesi yoktur. Cahiz’e göre Türk at cambazı ve savaş akrobatıdır. 

Türklerde köle ahlakının bulunmaması, sürpriz değildir:

* Orta Asya bozkır imparatorluklarında bireydeki mülkiyet kavramı, at-avrat-silahla sınırlı olduğu için kimsenin kimseyi köle yapmak gibi bir düşüncesi olamazdı. 

* Toprak boyların komünal kullanımı altındaydı. “Şu dağlar filanca boyun yaylası, şu vadi filanca boyun kışlağıydı.”

* Çocuk yaşta ata binmeyi öğrenen ve hayatını at üzerinde sürdüren Türk, heybetli bir canlının idaresinden ve bakımından mesul olmakla “bireysel efendiliğe” adımını atıyordu. 

* Törenin iç barışa verdiği değer sayesinde disipline olan her Türk kendi folkloru çerçevesinde sanatla da ilgilenen doğal bir şövalye konumundaydı. Barış zamanı kılıcını kınından bir karış sıyırmanın cezası ölümdü. Türklerde düello kültürü bunun için yoktur; pusu kültürü ve kan davası bize, 4 halifenin 3’ünü pusuyla öldüren Araplardan bulaşmıştır. 

* Nikahı, uzun süren merasimlerle pekiştirilen Türk’ün ailesi de atı kadar heybetli, saygın olmalıydı. Ailesi saygın olanın da misafir ağırlama kapasitesi de yüksek oluyordu. Meşhur misafirperverliğimizin kaynağı burasıdır. 

* Öyle ki Hakan’ın şöleni çok kalabalık oluyordu. Hakan, şölenden sonra kabı kacağı yağmalatarak Kut sahibi yani cömert olduğunu ispat ediyordu. 

* Atlıları köle yapamazdınız. Çin İmparatorunun yaptığı gibi ülkeyi duvarla çevirseniz bile ancak ürkek yayaları elinizde tutabilirdiniz. 

* Atlı çok zorlanırsa atına biner ve bir gece yarısı kaçar giderdi. Ne koruyacak bir tarlası ne de oturacak bir evi vardı. Bu yüzden Atlı Göçebeleri asla köle yapamazdınız. 

* Türklerin tarihinde köle kültürüne yer olmaması, işte Basralı Cahiz’in yukarıda sıraladığı erdemlerin kaynağıdır.

Türk bugün de her işi yapmaz. Bir Alman orta kademe bir işi bile kendine yüksek hedef haline getirebilir. İşçi olmak, sendikal haklara sahip olmak, seçmek ve seçilmek bir Fransız için harika şeylerdir. Çünkü Avrupa halklarının %80’i kölelikten gelmektedir.

İşçiye bir galon bira ve  bir porsiyon patates cipsi bütün yorgunluğunu unutturabilir. 

Ama Türk için bunlar önemli ve yeterli değildir. 

Mangal, kebap, kavun-karpuz bir yana, yazlık ve kışlık birer ev, iyi bir at (araba) bey gibi konfor içinde yaşama, Türk’ün vazgeçilmez hedefleri arasındadır. 

Türk, polisi fazla takmaz; ama Alman, “lordun/tanrının cismani varlığı” olarak gördüğü polise itirazı, ebedi günahlardan biri saymaktadır. 

Türk kuralları fazla sevmez. Bu yüzden kırmızı ışığa yeni yeni ısınmaktadır. Radarla da arkadaştır. Rüşvet dahi efendinin kentin memurunu satın alma çabasıdır. 

Kısacası bugün kent hayatının polisiye düzeni ile Türk’ün efendi ahlakı arasında geçmişe dayalı bir korelasyon eksikliği vardır. 

Örnekleri çoğaltarak Türk’ün farklılıklarının üstün veya eksik yönlerinin uzun bir listesini çıkarabiliriz. Ancak yrimiz bu geç kalmış uzun laboratuar çalışması için yeterli değildir. 

Türk’ün karakteristik özelliklerine Cahiz kadar yakından bakabilme şansına sahip değiliz. Aradan geçen 1200 yılda Türk, hem Fars ve Arap diyarlarında dolaşmış hem de Ana Tanrıça Cybele’nin dişil ülkesine yerleşmiştir. 

Bu Akdenizlileşme, tarımlaşma, kentleşme gibi Türk kültürünün üç düşmanına ve Arap-Fars-Grek-Latin kültür etkileşimine rağmen Türk bütün genetik değerleriyle dimdik ayaktadır. 

Cahiz’iin kitabını arabesk gündeme bakarak bir kez daha okurken bunlar geldi aklıma..

Türk’ün Arab’a, Arab’ın Aceme üstünlüğü yoktur; ama insanlar birbiriyle tanışsın diye kavim kavim yaratılmıştır. 

Ayrıca takvaca ileri olanın üstün olduğu da Kur’an‘da belirtilmiştir:

"Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız, takvâca en ileride olanınızdır." (49/Hucurat, 13)

Başbakan ne derse desin sırf Cahiz’in anlattıklarına bakınca bile bizdeki Türk’ün hala “takvaca en ileride” olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum.

Şükrü Alnıaçık 
19 Haziran 2010
İzmit





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Beşiktaş 39 25 8 6 87 43 81 +44
2 Galatasaray 39 25 8 6 77 35 81 +42
3 Fenerbahçe 39 24 8 7 70 40 79 +30
4 Trabzonspor 39 18 7 14 48 36 68 +12
5 Sivasspor 39 15 7 17 52 42 62 +10
6 Hatayspor 39 17 12 10 62 52 61 +10
7 Alanyaspor 39 16 14 9 57 45 57 +12
8 Fatih Karagümrük 39 15 12 12 59 51 57 +8
9 Gaziantep FK 39 14 12 13 58 51 55 +7
10 Göztepe 39 13 14 12 58 57 51 +1
11 Konyaspor 39 12 14 13 49 48 49 +1
12 Çaykur Rizespor 39 12 15 12 53 67 48 -14
13 Kasımpaşa 39 12 17 10 46 55 46 -9
14 Yeni Malatyaspor 39 10 14 15 48 50 45 -2
15 Başakşehir FK 39 11 16 12 41 55 45 -14
16 Antalyaspor 39 9 14 16 41 55 43 -14
17 Kayserispor 39 9 16 14 34 50 41 -16
18 BB Erzurumspor 40 10 20 10 44 68 40 -24
19 MKE Ankaragücü 39 10 21 8 46 64 38 -18
20 Gençlerbirliği 39 10 21 8 43 74 38 -31
21 Denizlispor 39 6 23 10 37 72 28 -35
Takım O G M B A Y P AV
1 Adana Demirspor 34 21 6 7 64 27 70 +37
2 Giresunspor 34 21 6 7 54 25 70 +29
3 Samsunspor 34 20 4 10 58 30 70 +28
4 İstanbulspor 34 19 8 7 62 34 64 +28
5 Altay 34 20 11 3 66 39 63 +27
6 Altınordu 34 17 8 9 58 45 60 +13
7 Ankara Keçiörengücü 34 17 10 7 49 28 58 +21
8 Ümraniyespor 34 14 11 9 46 43 51 +3
9 Tuzlaspor 34 14 15 5 46 53 47 -7
10 Bursaspor 34 14 16 4 56 57 46 -1
11 Bandırmaspor 34 12 16 6 48 51 42 -3
12 Boluspor 34 12 16 6 38 41 42 -3
13 Balıkesirspor 34 9 17 8 35 53 35 -18
14 Adanaspor 34 9 18 7 44 55 34 -11
15 Menemenspor 34 7 14 13 38 62 34 -24
16 Akhisarspor 34 8 20 6 36 59 30 -23
17 Ankaraspor 34 6 20 8 33 61 26 -28
18 Eskişehirspor 34 1 25 8 23 91 8 -68
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 38 28 2 8 82 25 92 +57
2 Sakaryaspor 38 21 5 12 74 35 75 +39
3 Kırşehir Belediyespor 38 21 8 9 57 32 72 +25
4 Kırklarelispor 38 19 6 13 60 32 70 +28
5 Van Spor 38 21 11 6 59 35 69 +24
6 Bodrumspor 38 18 11 9 80 48 63 +32
7 Etimesgut Belediyespor 38 18 13 7 63 36 61 +27
8 Karacabey Belediyespor 38 15 12 11 52 41 56 +11
9 Turgutluspor 38 16 16 6 44 56 54 -12
10 Serik Belediyespor 38 13 11 14 51 48 53 +3
11 Pendikspor 38 15 16 7 66 53 52 +13
12 Pazarspor 38 15 18 5 60 64 50 -4
13 Tarsus İdman Yurdu 38 13 15 10 56 55 49 +1
14 Bayburt Özel İdare Spor 38 14 18 6 52 61 48 -9
15 Sivas Belediyespor 38 11 14 13 63 58 46 +5
16 1922 Konyaspor 38 11 18 9 47 49 42 -2
17 Kastamonuspor 38 8 18 12 31 58 36 -27
18 Elazığspor 38 10 22 6 61 90 33 -29
19 Mamak FK 38 6 26 6 32 121 24 -89
20 Kardemir Karabükspor 38 1 34 3 16 109 3 -93
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 30 20 2 8 43 18 68 +25
2 1928 Bucaspor 30 20 3 7 58 18 67 +40
3 Yeşilyurt Belediyespor 30 17 8 5 50 27 56 +23
4 Ofspor 30 14 5 11 43 31 53 +12
5 Arnavutköy Belediye 30 13 8 9 40 29 48 +11
6 Edirnespor 30 12 9 9 34 31 45 +3
7 Belediye Derincespor 29 10 9 10 38 29 40 +9
8 Artvin Hopaspor 30 10 11 9 41 44 39 -3
9 Fatsa Belediyespor 30 10 12 8 22 31 38 -9
10 Kızılcabölükspor 30 9 11 10 34 33 37 +1
11 Nevşehir Belediyespor 30 9 14 7 31 31 34 0
12 Çankaya FK 30 10 16 4 28 48 34 -20
13 1877 Alemdağspor 30 9 15 6 37 48 33 -11
14 Antalya Kemerspor 30 7 17 6 27 50 27 -23
15 Payasspor 29 5 16 8 29 53 23 -24
16 Manisaspor 30 1 20 9 22 56 12 -34
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 15/05/2021 Antalyaspor vs Konyaspor
 15/05/2021 Çaykur Rizespor vs Başakşehir FK
 15/05/2021 Fatih Karagümrük vs Denizlispor
 15/05/2021 Galatasaray vs Yeni Malatyaspor
 15/05/2021 Göztepe vs Beşiktaş
 15/05/2021 Hatayspor vs Gaziantep FK
 15/05/2021 Kayserispor vs Fenerbahçe
 15/05/2021 MKE Ankaragücü vs Alanyaspor
 15/05/2021 Sivasspor vs Kasımpaşa
 15/05/2021 Trabzonspor vs Gençlerbirliği
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 09/05/2021 Adanaspor 0 - 2 Samsunspor
 09/05/2021 Tuzlaspor 1 - 2 Giresunspor
 09/05/2021 Menemenspor 1 - 4 Adana Demirspor
 09/05/2021 Bursaspor 0 - 3 Ankara Keçiörengücü
 09/05/2021 Balıkesirspor 0 - 5 Altınordu
 09/05/2021 Altay 4 - 3 Bandırmaspor
 09/05/2021 Ankaraspor 0 - 2 İstanbulspor
 07/05/2021 Akhisarspor 1 - 1 Ümraniyespor
 07/05/2021 Boluspor 3 - 0 Eskişehirspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 08/05/2021 Serik Belediyespor 3 - 0 Mamak FK
 08/05/2021 Tarsus İdman Yurdu 0 - 1 Kırklarelispor
 08/05/2021 Eyüpspor 1 - 0 Van Spor
 08/05/2021 Kastamonuspor 0 - 4 Sakaryaspor
 08/05/2021 Turgutluspor 0 - 0 Bodrumspor
 08/05/2021 Elazığspor 5 - 7 Sivas Belediyespor
 08/05/2021 Kardemir Karabükspor 2 - 2 Kırşehir Belediyespor
 08/05/2021 1922 Konyaspor 2 - 0 Pazarspor
 08/05/2021 Etimesgut Belediyespor 1 - 2 Karacabey Belediyespor
 08/05/2021 Bayburt Özel İdare Spor 2 - 2 Pendikspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/05/2021 1877 Alemdağspor 0 - 0 Edirnespor
 01/05/2021 Arnavutköy Belediye 0 - 0 Diyarbekirspor
 01/05/2021 Manisaspor 1 - 2 Ofspor
 01/05/2021 Artvin Hopaspor 1 - 0 Fatsa Belediyespor
 01/05/2021 Kızılcabölükspor 0 - 1 Yeşilyurt Belediyespor
 01/05/2021 Nevşehir Belediyespor 1 - 2 Çankaya FK
 01/05/2021 1928 Bucaspor 3 - 0 Antalya Kemerspor
 25/04/2021 Ofspor 0 - 0 Arnavutköy Belediye
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS